Yılmaz Odabaşı Web Sitesi Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...

        Web sitemizin konuk defterinin mesaj gönder butonu kapatılmış olup, arşiv olarak açıktır.


   Gönderen

   mehmet eren
   kızıltepe

  15.03.2008

     Yilmaz Abi üzülme bu da geçer... başka bir mevsimde daha güzel kitaplarını okuruz. Sen bu puştlarıda haklarsın kendine iyi bak.


   Gönderen

   aziz kaya
   amed

  14.03.2008

     abi yine ben, kardeşin. burda bir curcunadan çıktın orda yeni bir curcunadasın. belki bu yazıyı bile okumaya fırsatın olmayacak. sadece şunu bilmeni istedim; aklımızda, yüreğimizde ve bizimlesin. saygılar şehir çocuğu kardeşin..


   Gönderen

   ısmaıl dalgıc
   suudi arabistan

  11.03.2008

     "bizleri parca bir butun" bir butun olarak isleyen. yilmaz ustad icimizdeki cocugu bizlere hatirlatigin icin . herkesin bir cocugu vardir!(feridesi) vardir belkide seni anlayan cocugu anlar yasatir . sirlerini okudugum canim esim zarif, ve ben seni seviyoruz.


   Gönderen

   UFUK...
   MERSİN

  11.03.2008

     BU DÜNYADA HERŞEY YALAN;BU DÜNYADAN SADECE BİZE KALACAK OLAN ŞEY İYİLİKLERİMİZDİR.SEN NE KADAR İYİLİK YAPMIŞİSEN KARŞILIĞINI BULACAKSIN.ARKADAŞLAR BU BU CÜMLEMİ HEP TEKRARALARIM:'UNUTMA EY YOLCU((yani biz);DÜNYA FANİ ÖLÜM ANİDİR. YILMAZ ABİ SENİ ÇOK SEVİYORUM.BENDE DİYARBAKIRLIYIM.TÜM SANA GELEN YORUMLARINI OKUYORUM VE GURULANIYORUM BİR DİYARBAKIRLIK OLARAK.SENİ ÇOK SEVİYORUZ.BU ARADA SENİ SEVEN ARKADAŞLARADA SELAM EDERİM.


   Gönderen

   nalin
   mersin

  11.03.2008

     selam erbabların erbabı, çok severek okuyorum şiirlerini. yazılarını. ben de kendi çapımda ama iyi ama kötü birşeyler yazmaya çalışıyoru. ama senin gibi yazmak ne mmkün. senin şiirlerinden en çok beğendiğim(ki hepsi güzel) 'bitme' çok seviyorum. saygılarımla 19 yaşında bir kız çucuğu


   Gönderen

   zuhal yıldırım
   ankara

  11.03.2008

     Şarkısı Beyaz'ı okuğudumdan beri, bu kadar da olmaz dedirten hikayelerinze tanık olduğumdan beri, yeniden başlama azminize hep hayran oldum, biliyorum ki bunun da üstesinden geleceksiniz ve kitaplarınız istediğiniz gibi ulaşacak sevenlerinize..


   Gönderen

   Heval Serhat
   mardin

  10.03.2008

     Sılaw Yılmaz hocam.iyisiniz umarım.uzun zaman oldu size yazmayalı,ki sizde uzun süredir yoktunuz kanımca...Ama sitede olmamanız yüreğimizdeki yerinizde herhangi bir değişikliğe sebep olamaz hocam.yürektesiniz ve yüreğimdeki yeriniz gün geçtikçe büyümekte ve size olan özlemim ve görüşebilme tutkum da o denli ağırlığını göstermekte... Hocam bazı arkadaşların attıkları emaillere verdiğiniz cevapları okuyorum da, nasıl bir ülkede yaşıyoruz yav hocam,hiç mi güvenecek insan kalmamış, insanlar neden hep farklı yüzlere bürünerek çımakta,bu neyin politikası,insanlar neden hep kendi çıkarlarını düşünür olmuş hocam... Sizin Diyarbakır'a gelememenız ile ilgili bana verdiğiniz cevap,kitaplarınızın dağıtıma geçmemesi ve badrolsüz basımı olayı ve diyerleri ve dahası günlük hayatta yaşadığımız diğer çelişkiler... Neyseki o güzel yüreğiniz var hocam,neyse ki adınız gibi yılmazlığınız ve sabrınız var.Tüm kalbimle söylüyorum ki hocam tüm benliğimizle yanınızdayız. Esenle kalın Yılmaz hocam,sağlıcakla kalın ve o güzel yüreğinizle hep bizimle kalın...


   Gönderen

   Ezel
   İstanbul

  10.03.2008

     Yılmaz agabey, Sizin tümcelerinizden, cümlelerinizden ve şiirlerinizden bizi mahrum etmeyin...Bizim sizin ışığınıza ihtiycamız var...sevgilerimle.


   Gönderen

   dünya yalan (kadir)
   eskişehir

  10.03.2008

     selam yılmaz abi. ben küçük bir serzenişi ifade etmek istiyorum. abi senin kitaplarına ulaşmak zor yani tamamen tesadüf oluyor karşılaşmamız. o yüzden çook sıkıntıdayım.


   Gönderen

   mazlum akman
   nusaybin

  09.03.2008

     eyyyyy yılmaz baba kurban olayım ben sana kitaplarınla götürdün bizi aydınlığa sen olmasaydın ne yapardık karanlıkta kurbandır bu canım sana. yılmaz baba senin hayranınım her sıkıntımda şiirlerinle yanımdasın benim için dünya bir yana sen bir yanasın sen benim babam sen benim abem sen benim canımsın. yılmaz abe senin hayranınım lütfen msn adresimi kaydet seninle konuşmayı çok istiyorum. mazlum_akman@hotmail.com


   Gönderen

   levent
   afyon

  08.03.2008

     Hangi sebeple Alfa yayınevinden ayrıldınız- ki mutlaka kendinize göre haklı bir sebebiniz vardır- bilmiyorum ama daha sonraki yayınevleri sanki sizi haketmiyormuş gibi geliyor bana. ne tek basımlık alkım yayınevi ne de öteki yayınevi... basım ve dağıtım işini ciddiyetle yapacak bir yayınevi sizinle çalışmayı nasıl düşünmez? Ya da belki bilinçli bir tercihinizdir bu, bilmiyorum. Ancak okuyucu olarak mağdur ediliyoruz ki isteyerek ya da istemeyerek bu mutsuzluğa ortak oluyorsunuz üstat. Not: 1- çoçuklara yönelik hikaye kitaplarınız tekrardan basılacak mı? yada yeni hikayeler bekliyor mu çocukları? 2- Öteki yayıneviyle olan bu durum sonucu İzmir'de yapılacak muhtemel kitap fuarına katılma durumunuz nedir? Sevgi ve muhabbetle. ________ Levent, merhaba kardeşim, altı yıl çalıştığım Alfa-Everest Yayınevi'nden ayrılmam uzun bir yazının konusu. Kişisel olmaktan öte, yayın dünyasındaki tekelleşmeye karşı tavrımla ilgili vb. boyutları da vardı.Fakat Alfa'nın sahibi, halen çok sevdiğim, konuşup görüştüğüm yakın bir dostumdur.Öteki'nin sözde "muhalif" ve "etik" tercihlerini anlamamız için de sekiz ay yeterli oldu.Sonuç:Yeni dosyalarımın elimde kalması bir yana, yeni basımlar bile depolarda kalıp dağıtılamadılar...Bu durum, benim yaşamadaki en iri anlamın-yazdıklarımı paylaşmanın- gaspı demektir ki, buna tahammül edemem!Fakat bilmeniz gerekir ki, zaten genel anlamda muhalif yazarlara yönelik gizli bir operasyon da hep var... Sonuç:Ne kendimi ne kitaplarımı yazgılarına terk edecek kadar aciz ve zayıf bir adam değilim. Bu sorunu bir aya kadar çözeceğimdir.Buna kesinlikle inanıyorum... Öteki Yayınevi'nin, beni sizlere karşı mahçup ve yalancı çıkaran gayrıciddi çehresinde artık olmayacağım.Sorun, kesinlikle bir yıldır hiç telif ödememeleri değil, okurumu kitaplarımdan- yoksun ve beni böyle mahçup bırakmaları ve dağıttıkları kitaplarımı da sahte bandroller kullanmaları ve kitaplarımı matbaalarda rehin bırakmalarıdır.Sözleşme süreleri doldu ve sorunun artık mahkemeyle çözüleceği bir aşamaya geldik.Ben yine de mecbur kalmadıkça devletin mahkemelerine başvurmadan bu sorunu çözmeye çalışacağım; bu yüzden biraz zamana, kendimin sabrına ve sizin de hoşgörünüze ihtiyacım var... Öteki Yayınevi'nun ciddiyetten yoksun yayıncılık anlayışından dolayı bugüne kadar hiçbir ortak etkinliğe ya da kitap fuarına katılmamız mümkün olmadı; bu İzmir Kitap Fuarı için de söz konusu olacağı için bir kez daha mahçubum... Vurguladığım gibi her anlamda dağılan dengeleri toparlamam için sadece biraz zamana ihtiyacım var. Selam, sevgi ve saygılarımı sunuyor, ilgi ve duyarlığınıza çok teşekkür ediyorum.Hep dostça!(Yılmaz ODABAŞI)


   Gönderen

   ayfer feriha nujen
   dünyada bir yer

  08.03.2008

     ...seni evlat ediniyorum baba... .... korkusu akşam solmakta bir gül algısı başında ölüm korkusu akşam solmakta bir gül bir geçmiş gündür doğar konuşur ve birgün ölür o yiten çocukluk ki atılmamış çığlığına gömülür anlamaya çalışmaz algısında ezbere bir ölüm korkusu akşam solmakta bir gül az önce çıldırdı van gogh şimdi yitiyor çocuklu .... ...seni evlat ediniyorum baba...beni reddetmen gerek..özlem ne derin bir kuyu böyle..sodom ve gomore gibi yakılıp yıkılmakta varmış süretimizde..bahtımızı kimse görmeden alnımızdan söküp atalım derken vurulduk..mayına basmış ve hiç sevinmeden havalara uçmuş küçük bir çoban gibi..sonlandırıldı hayatlarımız..baskıda mahvolan vefalı kitaplar gibi.. ...seni evlat ediniyorum baba...beni reddetmen gerek..mahçupluğun giderilebilir..emeğin var senin..neron gibi değilsin.roma'yı yaksan ne olur ,yakmasan..aslında,hitler de hisli çocuktu..neylersin ki,dünya zarif değil..beraberliği yabancı kılınmış ve özlemle büyümüş insanlar seni bekliyor..çağlar şiirlerin dışında ,belleklerde kanıyor..o ince duyarlılıklar..çocukluğum..o eski-dendi..çok eskiden...şimdi bu giden çağ..barbarların kanunuyla işliyor..seni evlat ediniyorum baba..beni kırma..çocuğum ol..bak neler öğreteceğim sana..barış namına..saygı çizgisinde.. ...seni evlat ediniyorum baba...beni reddetmen gerek..sana geçmişin muhasebesini yapmayacağım..eski eskidir nede olsa..sana, yeni olmadığı halde yeni gibi algılayacağın birşeyler öğreteceğim..barışı mesela..çocuğum olmayı..tecritte nasıl ölünür onu öğreteceğim..masaların altında aziz nesin ,yatağında yaşar kemal okurken nasıl saklanman gerektiğini öğreteceğim..baban seni yazarken görmesin diye ,o karanlık odana girdiğinde nasıl ölü taklidi yapman gerektiğini öğreteceğim sana..yırtılan kitaplarının ardından vefa gereği bir aşkın ardından çekilen sonsuz acıyı ve yası öğreteceğim sana.. ...seni evlat ediniyorum baba..beni reddetmen gerek..eğer beni dinlersen, sen olamnayacaksın hiçbir zaman..sana beni dinlememeyi öğreteceğim..sana, sen olmayı öğreteceğim baba..iki dize arasında şıkışırım ,dar gelir bana dersen eğer,yaşayamazsın baba..artık çocuğum ol..ve anla!..yazmak başka..okuyup algılamak bambaşka bir aşkltır baba..tekrar edilmiş dizelerde çoğalan ve sana bulaşan veba değil korkma..kan gibi bulaşmaz beyaz gömkeğinin kırık yakalarına ..şifayı bulursun belki anlamak payında..anlarsın beni baba..anlarsın iki dize arasında ne güzel bir memleket kurduğumu..anlarsın neden adını delilik koyduğumu..gidişlerin fark yaratmadığı için, hayatımda hesaba değmeyen ince ve görünmez bir husus olduğunu anlarsın..hem korkmuyorum.."kimsenin görünmez içi!.." ...seni evlat ediniyorum baba..beni reddetmen gerek..sana şiirler okuyacağım..tecrite lanet..annemi anacağım içimden..hayat mı?ondan merhamet dilemek ayıp..bağışlayacağım kendimi ona..tıbbiyeli talebelrin neşteriyle içimi göstereceğim aleme..sana polisten dayak yemeyi öğreteceğim baba..buna rağmen dirençli olmayı..onuru..başları yere eğilmiş ,göğüsleri kurşunla çizilmiş dostlarımı bağışllayacağım sana..karakollarda günün gece mi, gündüz mü olduğunu neden anlamadığını anlatacağım..barış istedi diye,ısıtılmış şişelere oturtulup, ruhlar ve bedenleri tecavüze uğrayan sesleri dinleteceğim..sen beni yine anlamazsan eğer..bu kez yüksekten düşeceğim..bileklerim kanayacak..yok, anlamadım galiba..salıncaklara boynumdan asılacağım..yatağıma değil, boşluğa yatacağım..herkes gibi öleceğim..herkes gibi.. ...seni evlaqt ediniyorum baba..beni reddetmen gerek..başka türlü olmayacak..yazarken kendini yitirmesin eller..küsmesin kimse alnındaki çizgiye..gözleri kara çocuklar yitirmesin umudunu..biri giderse..gitmek zorundaysa..biri yine gelir.."belki yine gelirim.."demiş ya şair.."...belki yine gelirim.." ..... sen-de dışladın beni ... nerede o varlığına inandığımız an olup sarıldığımız zaman 'sonra ' yine bir zaman parçasıydı sen-de dışlasın beni inançsız olduğum için ... vakit en dar gününden geçiyor ben daha anneme düşmeden doğacak bir çocuğun mayasıyım tanrı kilinden sen-de dışladın beni inançsız olduğum için ... ruhumu gördün alnımda insan tozum o sönmeyen kireç sonra dedim yine vazgeç! sen-de dışladın beni inançsız olduğum için .... ...seni evlat ediniyorunm baba...beni reddetmen gerek.. dünyaya yetmez biliyorum..yinede, tutarlı ama, sınırı mayından olmayan bir sevgiyle... ayfer feriha...


   Gönderen

   Neslihan Özkahraman
   Kıbrıs

  07.03.2008

     sevgili yilmaz abi sizi 4 yil önce 'sevginin herkesten sikayeti var' adli denemende tanidim. 4 yil sonra o kitabi bi daha okuma firsatim oldu. O kitap bana o kadar çok sey katti ki size ne kadar tesekkür etsem az.ilk okudugumda size ulasmaya çalistim çabaladim, yayin evinizi aradim, ulasamadim. ama sizinle konusmayi o kadar çok istedim ki nedenini ben de bilmiyorum.sizi çok seviyorum.. ama sikayeti olan bi sevgiyle degil masumca ve çocukça umarim bi gün karsilasir sohbet ederiz.. yazdiginiz tüm yazilar ve siirler için yüreginize saglik...


   Gönderen

   Selahattin Altuntaş
   Manisa

  07.03.2008

     selam engin deniz, büyük çinar, biçkin delikanli boyun egmez,adi gibi yilmaz cesur adam san sonsuz tesekürler. yazdigin,paylastigin için. evet daha çok okunmak daha çok sey kazandiracaktir. ne olursun hep yazin hep yazin bizi yazilarinizdan mahrum birakmayin.sizinle ilgili olan hersey okadar güzel ki lütfen yazin... biliyorum küstürüldünüz, mutulu degilsiniz mutlulugunuza bir parça da olsa katkimin olmasini okadar çok istyorum. ah bunu bir bilseniz... ______- Not:Beni onurlandıran güzel tümceleriniz için içtenlikle ve minnet duygularımla teşekkür ediyorum.Evet, küsmek ve kırılmış bir dal gibi gitmek için öyle çok nedenim varken, halen inadına bir arsızlıkla ben barışmak ve kalmak için nedenlerimi kullanmaya çalışıyorum. Nefret etmek yerine sevmek için nedenlerimi. Şimdi belki slogan atıyor diyenler olacak, fakat bildiğim ve inandığım, direnmiyorsak, ısrar etmiyorsak yaşamıyoruz demektir.Mutluluğa gelince, "kendi gövdemin coğrafyasında mutlu, fakat ülkemin coğrafyasında mutlu değilim.Mutluluğa değil, sadece mutlu an'lara inanıyorum bu yüzden ve bu mesajınızı okuduğum saniyeler, mutlu an'larımın hanesine yazılmıştır...Sevgimle, saygımla teşekkür ederek...(Y.O.)

Toplam mesaj sayısı: 1242

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89]

     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007