Yılmaz Odabaşı Web Sitesi Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...

        Web sitemizin konuk defterinin mesaj gönder butonu kapatılmış olup, arşiv olarak açıktır.


   Gönderen

   suzan şan
   adıyaman

  14.01.2008

     uzun zamandır size yazmayı düşünüyordum. bu yüzden ne kadar çok kelime biriktirdim bir bilseniz.en iyisini sunmalıydım, en iyi sözleri yazmalıydım. bir işe yaramadı ama. o kadar yetersiz kalıyor ki doğanın renkleri esmer bir sevda bitmeli dudaklarımın kenarında. hüzün alıp gitmeli, başını aşk sarmalı her yanını. yetmiyor bakın yine kelimeler. bu kadar bölük pörçük değil oysa ki içimdekiler. tastamam yüreğimin kuytusunda saklı her şey. çıkmıyor işte sokağına.şiirlerinizi çok beğeniyorum. böyle güzel yazan birine ne yazılabilir ki. bu nedenle ben de size bir şiirimi sunuyorum. yine yetmeyecek ama kabul edin lütfen... ağaran göğsünde sızdım yalnızlığıma gördüm yolların nasıl seğirdiğini gözlerinin içinde yollara düşecektin ben göğsünden düşecektim kanayan yokluğunda el yordamıyla sayıkladım geriye kalan buruşmuş kokunu çıkmaz sulara vuracaktım sonra kendimi yol yordam bilmeden sağanak gecelerimde vurulacaktım vurulduğum yerde özleyecektim belki de seni gök yüzüme çiseledi mülteci ömrümü ve ellerimde sadece gülüşünün yankısı öpüşüm ise rehin kaldı aşınmış yanaklarında ben hangi gök yüzünde söyleyecektim kendi şarkımı hangi maviliklerde bitecekti öznesiz yaşamım çırılçıplak kelimeler giydirdim en mahrem yerlerine nereye dokunsam hüzün bitiyordu parmak uçlarımda pusu kurmuştu sanki kederim nereye dönsem bir karayel sızıyordu sıtmalı gecelerime açın bütün ışıklarını dünyanın bakire sabahlar yanaşacak morarmış ellerimden bir beslemenin yırtık şalvarına SUZAN ŞAN


   Gönderen

   oguzhan takmaz
   adana

  13.01.2008

     bu gün yine sizi okuyorum.sarkısı beyaz adli kitabınız aldim.ve bir süratle basladım,okudukca okuyasım geliyor .heralde sabaha kadar bitiririm.size tesekkür etmeliyiz bence bize böyle kitaplar yazdıgınız için


   Gönderen

   BERİL
   KARS

  12.01.2008

     Yılmaz Odabaşı nı ilk kez elime tesadüfen geçen Eylül Defterleri kitabıyla tanıdım.hayatımda bu kadar akıcı bir kitap okumamıştım (sonra okuduğum kitaplarından önce yani :))) daha sonra internetten şiirleri, arkasından diğer kitapları.ama aslında benim söylemek istediğim şey farklı. siyasi ideolojisi ya da görüşü ne olursa olsun.ben bir TÜRK genci olarak saygı duyuyorum bana saygı duymayanlara inat.bende doğuluyum KÜRT değilim ama aynı zorlukları yaşamış türk vatandaşıyım ama isyan etmiyorum yada ayrımcılık yapmıyorum.KÜL AŞKLAR kitabınızı okuyunca üzüldüm açıkcası.ÇANAKKALE geçilmez geçilmeyecekte.ama kürt veya çerkez için yada azeri için değil.onlarda bu ülkenin vazgeçilmez parçaları çünkü...kitaplarınızda daha yapıcı ama asla kışkırtıcı olmayan bir uslup kullanırsanız okumaya devam edeceğim her zaman... insanlığınıza ve emeğinize saygımdan korsan kitabınızı almıyorum bile. ama sizin gibi yüreğinin sevgi dolu olduguna inandığım biri ne kadar saygı duyuyor benim gibi düşünen TÜRK lere anlamış değilim... SAYGILAR... _____ Not:Hem Türk hem Kürt, her ikisine de, hatta dünyanın bütün kültürlerine ve halklarına saygılı olduğumdan kuşkunuz olmasın. Bu ülkede mağdur ve mazlum öteki kimliklere saygılı olmam, Türk kimliğini karşıma almam, yoksaymam veya yadsımam anlamına gelmiyor...İyi dileklerim ve dostça selamlarımla.(Y.O.)


   Gönderen

   özge
   istanbul

  11.01.2008

     Merak şiirinizle tanıdım yüreğinizi. Kaleminiz de bu sunduğunuz siteniz de harikulade. Kolay Gelsin...


   Gönderen

   benliğim
   istanbul

  11.01.2008

     şair olsam keşke acılarımı caresizliğimi benliğimi o bembeyaz kağıda dökebilsem keşke yüreğim akan duyguları kalbimden geçen onca şeyleri bi kağıda dökebilsem keşke şair olsam şu devrimci yüreğim keşke devrim kadar büyük olsa...yürek kanatan her şeyi bi kağıda döke bilsem kendim için yüreğimden geçen her şey için tutsak olmasam keşke bi şeylere niye Devrimci Tutsaklara Özgürlük diye bağırıyor niye keşke şair olsam da kağıda dökebilsem bütün içimdekileri...


   Gönderen

   siyabend
   ığdır-erzurum

  10.01.2008

     Tanrıçalar dile gelse ve sorsalar dileğimi Onlara derim ki; Bana Bir avuç toprak, Bir avuç su, Bir avuç ateş ve Bir içimlik soluk verin... ''Neden bir avuç'' diye sorarlarsa eğer onlara derim ÖZGÜRLÜĞÜN ZİLAN VAKTİ AVUÇLARDA SAKLIDIR...!


   Gönderen

   Mehmet ULUSOY
   Fethiye MUĞLA

  10.01.2008

     Sevgili dostum, Güzel İnsan, Güneşi hala cömert , puslu ve kırılgan bir ege sabahında MEHABA diyorum...Özlemini çektiğimiz dost sözü,dost yüzü ,ışıldayan sıcak gülüşünü bir daha getirirmisin acaba diyarımıza , şiirin durmaksızın akan asude nehri. Senin şiirin , sanatın ve hayata karşı duruşun bizlere hep övünç olacaktır. www.hergep .com


   Gönderen

   eda
   adana

  09.01.2008

     merhaba yılmaz abi Adana tüyaba hangi gün ve saat kaçta katılacağınızı öğrenmem mümkün mü ?lütfen başka bi yerde öğrenemedim...... ----- Sevgili Eda, Adana Tüyap'a geleceğim konusunda yazılı bir duyuru ve/ya beyanda bulunmadık.Sadece birkaç okuruma bir olasılık gelebileceğimi sözlü olarak ifade etmiştim.Bugünler yoğun bakımda olan ve tam on üç gündür gözlerini açmasını beklediğimiz bir dostumun başucundayız...Eminim Adana beni bu konuda hoşgörecektir.İlginize, vefanıza teşekkür ederek sizlere selamlarımı sunuyorum. (Y.O.)


   Gönderen

   Ayşe Dağlıoğlu
   Adana

  08.01.2008

     sönük kanatların hesabına kattığı sözcüklerindi 'asiya'sı olarak tanımlanabildiği bir gül sunumunu beklerken,şehir ardı bırakık..ne o şehir yakıldı,ne düşen biz olduk..sevgili Yılmaz,ben Edebiyat öğretmeniyim.Edebiyat sitelerinde ve antolojide kullanıcı adım 'asiyaa' dır.Şiirlerimi özellikle sizin eleştirmenizi istiyorum efendim,izninizle.Şiirlerim www.antoloji.com'da.Saygılarla


   Gönderen

   Mehmet YÜCEDAĞ
   ADANA/VAN

  08.01.2008

     Yılmaz ODABAŞI ismini öğrenmem, hayatımın dönümnoktalarından biriydi. Şiir yazıyordum.Her bulduğum kağıda, her bulduğum kalemle yazıyordum. Ama benim ki içteki acının dışa rasgele çıkışıydı. Bir özellikyoktu şiirlerimde. Beni değştiren YILMAZ ODABAŞI üstadı tanımaktı. Evet Yılmaz Abi EYLÜL DEFTERLERİNDE anlattığın ilk kitabını çıkarma serüvenini hatırlarmısın sen çıkarabilmiştin sonunda ancak ben bunu yapamadım, bunun yerine 12 kişi bir araya geldik ve birşiirantolojisi çıkardık. Umarım birgün kendi kitabımında shibi olurum. Bu arada bu üçüncü msjım ve henüz yayınlana olmadı, umarım yayınlanır. Mutluluklar ve saygılar...Heval RODİT. ----- Not:Mehmet, önceki mesajlarınız, "kişiye özel" göründükleri için yayınlanmamışlardı.Kusura bakmamanızı rica ederek bu mesajınızı yayınlıyoruz.Dostça!(Y.O.)


   Gönderen

   SerkanKOÇ
   Diyarbakır

  06.01.2008

     Merhaba Yılmaz abi...İlk ziyaretimde site ziyaretçi sayısı 25.000 lerdeydi,çok uzak değildi tarih,şimdi 72.000 lerde...Yani köprümüz aradan geçen zamanla kendine yeni basamaklar eklemekte,artık sizin değil hepimizin yani.Buraya bir kelime dahi olsa yazan arkadaşlarımın,dostlarımın hepsine selam ederim.Okumak lazım okumak,kana kana su içer gibi,lokmaları üçer beşer yer gibi okumak.Ancak o zaman hayallerimizin,umutlarımızın kapılarını aralarız ardına kadar.Herkesi olanca kardeşçe ve dostça duygularımla selamlıyorum..Saygılarımla


   Gönderen

   ışık
   adana

  04.01.2008

     yeniden kocaman selamlar yılmaz abicim..sizin güzelliğinizin yansımasından olcak siteniz gün geçtikçe daha da güzelleşiyor..dünyada yaşanan bütün o kötü olaylara rağmen güzel şeylerle karşılaşmak (hele sizin sayenizde olunca)geleceğe dair umut taşımamıza ve içimizdeki sevgiyi kaybetmememize yardımcı oluyor.bunun için çook teşekkür ederim.tüyapta görüşmek üzere hoşçakalın........sevgiler


   Gönderen

   ayfer feriha nujen
   dünyada bir yer

  03.01.2008

     ... ya, ben öleyim bitsin bu iş!..ya da ,ben öleyim ,görmeyeyim,bilmeyeyim bu ne iş?ölmesin kardeş- liğimiz artık!..kimse ipe çekilip kurşuna dizilmesin..yazık eriyor gençliğimiz..zihnimiz..gerçek olmayacak hayalimiz.. artık ölmesin,öldürülmesin kardeşliğimiz..aynı değilse de, kan kandır ...ölmesin kardeşliğimiz...öldürülmesin... ya, ben öleyim bitsin bu iş!..ya da,ben öleyim...ölmesin artık kardeşliğimiz...her gün bir başkasıyla ,bir başka yerde ölmek..bu kadar acı bu sefer bu kadarı çok fazla..bir tatlı bakış,bir huzurlu sarkı yok mu?bunun yerine darağacında taze gençliğim..kulağımı tırmalayan tetik sesi...küçücük bir çekirdek mi telaş veren kuşlara..bu sarsak solumalar..ölmesin artık kardeşliğimz..ölmesin! "bajer bigiri,ji derd-u xami mé..hivron diğiri,ji derd_u xamen xa..yare likurin ..binir xali mé..." kurşun sesinden ürkmüş çocuklara... bem öleyim yerinize..


   Gönderen

   yitirilen_siyabend
   ığdır-erzurum

  03.01.2008

     Gökyüzüne bak. Hava bulutlu. Günesin parlak ışıkları iki bulutun arasındaki ufacık boşluktan süzülüp, güzel gözlerine geliyor. Ne yapsın; o da kendini senin gözlerin sayesinde ispatlıyor. Sen o ışıktan bile güzelsin. Susuz toprakta gül olur mu? Susuzluktan çatlamış, sıcaktan insanın adım atamadığı; hani sağa sola bakarsın ya, kendine değişik bir şey ararsın; çatlamış topraktan, kurumuş dallardan, aç kalmış hayvanlardan başka... Git git, belki bulursun! Sana aşkı anlatan bir gül, "seni seviyor"u anlatan bir papatya. Hani belki yüzün güler; susamış, kıpkırmızı ve capcanlı bir gül görürsün. İşte benim sevgilim, o gülden daha güzel. Koşarsın bi çare, ararsın ya biraz su. Kendin için değil, kesinlikle aşkı en güzel anlatan o gül için. Ararsın, çöllere düşer, Ferhat gibi dağları delersin. Yürüyen ayakların yerlerde sürünemez; tutan ellerin tutmaz, gören gözlerinde çöldeki serabın hayali bile kalmaz. Benim sevgilim, susuz topraklarda, çöllerde aradığın sudan fazla hayat verdi bana. Onun yerini hiç bir şey tutmuyor. Ne güneşten ışık alan Ay, ne geceleri kaybolan güneş, ne susuzluğumu kesen su, ne açlığımı dindiren yemek, ne ömrümü çalan geceler, ne solan bir çiçek, ne karanlıkta görülen aydınlık, hiç birisi onun yerini tutmuyor.

Toplam mesaj sayısı: 1242

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89]

     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007