Yılmaz Odabaşı Web Sitesi Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...

        Web sitemizin konuk defterinin mesaj gönder butonu kapatılmış olup, arşiv olarak açıktır.


   Gönderen

   yitirilen
   ığdır

  07.10.2007

     merhaba yüreği sevgi dolu insan, her okuduğumda daha çok etkileniyorum şiirlerinden yılmaz abi, başarılarının devamı dileğiyle... Erzurum'a gelirsen çok seviniriz; burda üniversitede hayranın çok.


   Gönderen

   levent arpacıoğlu
   afyon

  07.10.2007

     yılmaz hocam tekrar merhaba. siteye eklenen müzikler gerçekten etkileyici. tekrar tekrar dinliyorum ve sizi takip ettiğim için kendimi şanslı görüyorum. Not: Ankara'dan Cumhur arkadaşımızın dediği gibi ben de Diyarbekir.Net sitesinden günden güne soğuyor ve artık DTP'nin yada Osman Bydemir'in sitesi olarak görüyorum. İkisinin de sitesi olabilirler, ama kesinlikle Diyarbakır'ın sitesi değiller. İnşallah linki kaldırırsınız... Anadolu'nun bu küçük kentinden saygılar,sevgiler ...


   Gönderen

   BİZİM BAĞIN GÜLLERİ
   Ş. URFA

  06.10.2007

     EY GÜZEL GÖNÜLLÜ HEMŞERİM, SELAM OLSUN BİR DİYARBAKIR DOLUSU, KARDEŞLİK KOKUSUYLA SUYA HASRET GİBİ, ÖZLEDİM MEMLEKETİMİ VE O GÜZEL İNSANLARI,EYVANLARIMIZDAKİ PATLICANLARIN TOKUŞMA SESLARİNİ.SİZİ GEÇ TANIDIM, BÜTÜN YAZILARINIZDA KENDİMİ BULDUM, AYNI TASA KAŞIK SALLAMIŞ EV HALKI GİBİ...SELAMLAR VE TEBRİKLER TÜRKİYEME VE SEVGİ DOLU BÜTÜN YÜREKLERE.SİZİ SEVİYORUZ... NOT: bütün yazılarınızı okumaya çalışıyorum ama zaten bozuk olan gözüm iyice kör oluyor; çünkü siyah zemin olduğundan gözlerim iyice elden gitti. ya halledin yada gözlük parası hazırlayın


   Gönderen

   cumhur
   ankara

  06.10.2007

     Keşke diyarbekir.net adresinin haberlerini link olarak kullanmasanız. Okuduğum kadarıyla taraflı bir yayıncılık yapıyorlar. Herkes bir ideolojiye taraftır, olabilir ama haber sitesinin taraf olmasını hiç olumlu karşılamıyorum... __________________________ Bu konudaki Eleştirilere Yanıt:Bu siteyi kuran dostların, giderek DTP bülteni gibi haberler yapmalarını ve Diyarbakır Belediye Başkanı tanıtım sitesi gibi -vd.- davranmalarını doğrusu ben de tasvip etmiyorum...Haberi sunar, yorumu okuruna bırakırsınız.Örn.,bir siyasal şahsiyet için, "Yoksul Halkımın Mutevazı Başkanı" diye okur nesnelliğine direkt müdahale içeren haber yapılmaz... Türkiye dahil hiçbir kapitalist toplumda zaten "zengin Halk" da yoktur(!)Bunların yoksul sofralarına konukluk pozları siyasi mavralar, sunumlardır ve bir örnek olarak bu haber de tamamen siyasal reklamdan ibarettir. Ben eski gazeteciyim; bilirim ki habercilikte insanların algısına doğrudan müdahale, uluslararası enformasyon kurallarına da aykırıdır.Bunu yapan basın tekelleri de olsa, muhalif bir site de olsa, koşullayıcı haber yanlıştır.Ben siteyi hazırlayanların iyi niyetinden hiç kuşku duymuyorum.Fakat bugünlerde bu konuda çok sitem aldım.Bu öneri ve uyarıları tabii dikkate alacağız. Selamlarımla.(Y.O.)


   Gönderen

   seyduna_şirin
   

  05.10.2007

     Servet Kocakaya'nın sitesinde gezerken dikkatimi çekti.aslında sizi tanıyor ve biliyorum ama sitenizi hiç ziyaret etmemiştim.şiirleriniz,yazılarınız,çektiğiniz resimler ve harikasınız YILMAZ ODABAŞI... (Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var; kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin. Bu yüzden birileri hep ısınıp dururken dinmez üşümelerin...)


   Gönderen

   ahmet güvercin
   

  05.10.2007

     asi büyüdük.. kendini ihbar eden yürekli satırlarda eşgalin okunur.. her cümle sonunda çekilen noktalı nefeslerde, bir iç çekerim derin derin!! gözbebeklerimin ardından düşer gözyaşlarım büyürken aglamayı unutmuş gözlerimle... asi.. büyüdük aglamanın mahzeninde nehirler akıttık içimize dostlarımızı kaybettik körebe oyunlarda misketler yuvarlandı avuçlarımızdan yüzümüze kapanan kapılar ardında.. ihanetin eşiginde ökseler kuruldu yalnızlıgımıza kimse okşamadı saçımızı... uçurum kenarlarına denk düşen bir sevgili olmadı dizlerimiz bile kanamadı çiçek toplarken.. büyüdük asi.. satırlarında büyüdük çoçuk düşlerimizle.... ---------------- ustam görüşmeyeli uzun zaman oldu umuraım en kısa zmanda gözbebeklerimizin ardına sakladıgımız kelimelerle buluşuruz..saygılar..


   Gönderen

   Umay Dörtlüğü
   İzmir

  05.10.2007

     Yoğun sevgi ve saygı dumanımdan payından fazlasını koparan şiir adamı... Derindesin be adam!


   Gönderen

   garip elyagut
   yalova

  03.10.2007

     Üstat ellerinize, yüreğinize sağlık. Yazdığınızın herbirinde ayrı bir tat, ayrı bir heyecan. Ne deyim size sağolun. İNSANLIĞIN GÖNLÜNDEKİ LEYLA'LAR... Yazınız yine çok etkili. Aşk gerçekten tek kişiliktir. Bir taraf daha çok sever, daha çok acı çeker, daha çok beklentiye girer. Böyle olunca aşk tek kişiliktir. Yaşam içerisindeki en şiddetli iktidarda aşkdadır. Aşk kölelikse; kölesahibide çok vicdansızdır. Aşk tatmine değil tatminsizliğe dayanır. Taraflar ne kadar tatmin edilmezse aşk dahada büyür. Bu yüzden mutsuz aşklar efsane olur. Tatmin edilen duygular ve beden aşkı inkar eder. Bu durumda, yoğun olan mutluluk değil, mutsuzluktur aşk... Çok mu karamsar bir tablo çizdim? Ben yine de size teşekkür ederim.


   Gönderen

   zeynep arslan
   ağrı

  02.10.2007

     siteyi onbeş gundur ziyaret edemiyordum; dostunu uzaklarda bırakmış buruk bir kalp gibi hissediyordum kendimi. yürekten yakın olmalı bir insana. adımlar hep uzak. hep uzaktan izlemeli, yakına gelince buğulu bir pencereden seyretmeli bir insanı.


   Gönderen

   Gülay Bulut
   İstanbul

  01.10.2007

     Güvercinlerin uçuşunda özgürleşen delikanlılık çağının acısıyla hüzün sokaklarında kayboldum okurken... Kaç çocuk gülüşü soldu o sokaklarda? Ve kaç gece uykusuz? Güvercinleri pişirilen çocuklar hep uykusuz artık... Ve evsiz barksız ve göz bile kırpamayan çocukluklar geçti gözümüzün önünden.Kaç çocuk, kaç gülüş, kaç yeşil entari kayboldu?


   Gönderen

   ışık
   adana

  01.10.2007

     merhabalar yılmaz abi, hayat çok kısaymış, bazen sevdiklerine onları ne kadar çok sevdiğini söylemeye bile fırsat vermeden ayırıyormuş...bunları anlamak için önce kayıbetmesi gerekliymiş insanın en sevdiklerini, yoksa hep yanında olacağına inanır, bahaneler yaratarak bir kez olsun sarılıp öpmez, sevdiğini söylemez ya da söyleyemezmiş kader alıncaya kadar...ancak o zaman aklı başına gelirmiş insanın, kaybettiği kişiye onu ne kadar az söylediğini ya da hiç söylemediğini anlarmış.ama artık çok geç olurmuş..ben çok geç olmadan söylemek istiyorum:seni ve kitaplarını çooookk seviyorum yılmaz abi.kendine çok iyi bak ve bol bol şiir yaz olur mu?çünkü o şiirler benim için oksijen niteliğinde..ailenizede kocaman selamlar, sevgiler...


   Gönderen

   evren müjde
   besni-Hatay

  01.10.2007

     Sen olmasan ne yapardım, diyebileceğim kimsem yok biliyorum. Şimdi hüzzam bir aşkın, Soluksuzca uçurumuna iniyorum. İndikçe kesilen nefesim ve son nefesimde YİNE SEN... (SENİ ÇOOOOK SEVİYORUUUUMMMM!)


   Gönderen

   sevgi çakır
   izmir

  01.10.2007

     merhaba değerli yazar sayın Yılmaz ODABAŞI, siteniz çok güzel olmuş çok beğendim.animasyonlar ve resimleriniz harika, her zamanki gibi.özellikle resimlerinizi çok beğendim.sizi daha yakından görmek isterdim inşallah izmire gelirsiniz... elimdeki bütün kitaplarımı imzalatmak için ilk sırada olurum... saygılarımla. sevgi ÇAKIR


   Gönderen

   E.Bekir KARAMAN
   İSTANBUL

  01.10.2007

     Kitapların benimsiyerek okuyorum, yüreklerdesin...

Toplam mesaj sayısı: 1242

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89]

     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007