Yılmaz Odabaşı Web Sitesi Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...

        Web sitemizin konuk defterinin mesaj gönder butonu kapatılmış olup, arşiv olarak açıktır.


   Gönderen

   YİTİRİLEN
   ığdır

  10.09.2007

     Anonim Haykırış Derin kimliğini yitirmiş Anonim bir ölü Belkide ruhunu kaybetmiş biriyim Dünyadan çalınmış saniyeler aşkına Bilincinin parçalarını toplayıp düşün sevdiğim Zifiri bir yürek çağrısına esir bu bedenim Kentin caddeleri boşaltılmış Bulutlar göz yaşlarıyla dindiriyor sürgünlük acılarını Seni düşünüyorum... Düşününce var oluyorum Varlığımın içinde kendimi yitiriyorum Dedim ya caddeler boşaltılmş Bir ben kalmışım birde bahara hasret çiçekler Ağlıyorum... Mevsimsiz açıyor bu çiçekler Yitiriliyor her şey Sevda kokuyor sokaklar Bedenler çıplak ve kavuşmaya istekli Bekliyorum... Senden gelmene sebep istemiyorum Sadece gel diyorum Gerçeklerinle gel, sevdanla gel Sen gel... Özlüyorum..


   Gönderen

   Ali BOZCA
   Diyarbekir

  07.09.2007

     HASANKEYF'İ KURTARMAYA SADAKAT TRENİ YETER Mİ? Sadece gazeteye haber olunarak ya da 200-300 gönüllünün turistik bir havada yapmış olduğu geziyle Hasankeyfin kurtarılabileceğini sanmıyorum. Belki iyi niyetli uğraşlar bunlar ve fakat etki alanı çok sınırlı. Bana göre yapılması gereken bu baraj için kredi sağlayan bankanın protesto edilerek deşifre edilmesi bu şekilde bir kamuoyu baskısı oluşturularak bankanın imajının zedelenmesi. Çok daha etkili sonuçlar doğrurur. Günümüzün tiki diye adlandırılan tüketici kitlesini hesaba katan sermaye için imaj tanrısı çok önemlidir. Çevreyi, tarihi mirası ve ekolojik dengeyi hiçe sayarak sanayi gelişimi için ihtiyaç duyulan enerjiyi bu şekil yöntemlerle dayatan totaliter yapı varlığını sadece baskıcı yöntemlerle oluşturmuyor çoğu zaman bireylerde kendilerine sunulan sınırlı özgürlüğe razı oldukları için bu baskının devamı için lokomotif görevi görebiliyorlar. Geçen hafta Hasankeyf'teydim ve orda aldığım izlenimler yukarda ki cümleyi yazmama neden oldu. Yerleşik halktan kimileri istimlak edilecek arazi ve evleri için ödenecek sıcak paranın hevesiyle avuçlarını okşuyor kimi de yapılacak barajın inşaatında çalışabilirim beklentisiyle yutkunuyor. Ençok bilinçli olanlarda çocuklardı müthişti o hergeleler bir tanesi gezinirken elindeki fotoğrafları göstererek bana şöyle dedi; "Abi al şu Hasankeyf fotoğraflarından bir daha göremeyebilirsin ağlarsın sonra..." İşin asıl acı yanı ise Hasankeyfin kireçtaşından oluşu, yani suyla temasında çok çabuk çözülür ve geri dönüşü olmaz. Hani bu mücadele kaybedilse ve baraj yapılsa, 50 yıl sonra baraj ömrünü tamamlayınca tekrar Hasankeyf'e ulaşma şansımız olmaz kartpostallardan başka.


   Gönderen

   yitirilen
   ığdır

  07.09.2007

     'Köprüden önce son çıkış...' Dudağımın kenarından hüzünlü bir tebessüm kayıp gidiyor. Ben ile kendim arasındaki yangının ortasında, benden çok kendime yakın bir yerde, ve üçüncü şahsa bol gelen bir bedende niçin diyorum. Niçin bu kadar hem bendesiniz ve niçin her gördüğüm ben, sizsiniz? Bir neyzen, bir nefeslik ney üfleyişinde, ölüme yürüyor... Gündüz dönüyor geceye de, gece ölümün ta kendisi oluyor...


   Gönderen

   ali aydın
   izmir

  06.09.2007

     hocam merhaba iki sene önce sizinle,izmir kitap fuarında kısa süre de olsa çalışmalarınız hakkında konuşmamız olmuştu.sizi yakından takip eden biri olarak çıkacak olan yeni çalışmalarınızı sabırsızlıkla bekliyorum...


   Gönderen

   Emrah Önerarı
   Diyarbakır

  05.09.2007

     Ne Kadar da Ayrı Olsak Seninle Ne kadar da ayrı olsak seninle Sabah aynı güneş,gece aynı ay doğuyor üstümüze. Bulutlar çökse yağmur yağsa bu kente Önce sen ıslanırsın sonra ben... Ne kadar da ayrı olsak seninle Aynı gökyüzü altında Aynı coğrafyada,aynı sıcaklıkta ter Aynı soğuklukta üşürüz seninle Borsa dalgalansa,esnaf dert yansa, Asker cunta çıkarsa, En fazla sen üzülürsün sonra ben... Ne kadar da ayrı olsak seninle. Ekinciler Caddesinde ya da Diclekent Bulvarında, Dili yasaklanmış aheste bir şarkı çalsa, Önce sen ağlarsın bu yoksunluğa, sonra ben... Ne kadar da ayrı olsak seninle Bu kentte ne zaman sokaklar sussa Ve ne zaman vurulsa birileri(hiç yere) O zaman Ahmed Arif Parkı'nda polisler ter kokar. Devlet susar,ayrılır Ben ü Sen* aşk bize kusar. Yani gülüm() sen ne vakit Diyarbakır-Elazığ yoluna baksan,benim kalbim sana akar. Ne kadar da ayrı olsak seninle. Hissetmek münkün her daim gülüşünün firuze rengini. Kuş sürüleri o kadar da masum değil. Gün gelir ayrılır birbir,sonra hepsi ihanet eder bu kente. Daha sıcak daha güzel bir yere... Ama yok! yakışmıyor gökyüzü onlarsız yeryüzüne. Biz ne kadar da ayrı olsak seninle Hani mekan dar zaman kısa diye, Çoğu yaşanmamış,çoğu tutulmamış,çoğu yasaklanmış Sözlerin hayatların ertesinde,hep başkası olmuşuz. Oysa ne zalimdir aşk, sevmeyi bilmeyene. Peki diyorum ya bu ayrılık niye? Zaten yeter değil mi? bunca acı bir kente. Ben yine de yakıştıramıyorum, Güvercinsiz bir gökyüzünü yeryüzene. Yani gülüm() Ne kadar da ayrı olsak seninle Ve ne kadar da yabancı dursak birbirimize, Yorgun sesinde bir güvercin kanatlansa gökyüzüne, Yüreğim herşeyini paylaşmaya hazır o mercan gözlerinde bir ülke. Yani gülüm() Bu aşk bu kentte aynı acıyı,aynı sevinci verir bize. Ne kadar da ayrı olsak seninle. /10.05.2007/ Emrah Önerarı sitenin sağ ve sol üst köşesindeki güvercinler ''ruh halimin güvercin tedirginliği''yani demokrasi şehidini, yani barış elçisinin emaneti olarak bilip onları kanatlandırdığınız için sonsuz teşekürler..Ben inanıyorum ki Tanrı, insanı sadece dinine göre sorgulamaz, en azından cennet sadece Müslüman olanların olmaz.Ne kadar duyarlı olduğunuzu çok iyi biliyorum; çünkü sizi okumaktan yazdıklarınızı hayatıma sokup yaşamaktan gurur duyuyorum. birkez daha duyarlı yüreğiniz ve insancıl duruşunuzu kutlamak istiyorum. Siteyi hazırlayan herkese teşkürler...


   Gönderen

   ertan taşdelen
   zonguldak

  05.09.2007

     size Oğullar Ve Ayçiçekleri isimli şiir kitabımdan bir dizemle sevgilerimi yolluyorum. 4-Oğullar yürüdükçe/yerde kalmaz hiçbir çarmıh/rüzgar bağışlamaz olur derisini/aynı pusuda yine üşürsün/çok yağmurlar önce bilmiştim/oğullar en çok kirpiklerinden sevilir.


   Gönderen

   mustafa bekar
   HATAY

  04.09.2007

     Merhaba üstad.ben mustafa.hataylıyım.ankara da öğrenciyim.duygularınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz.şiirlerini okudğum zaman başka alemlerde buluyorum kendimi.gerçekten.şiirlerinizde sizi çok samimi buluyorum.bu kadar özgün yazabilen çok az şairimiz kaldı.Nazım ı Ahmet Arif i sizde arıyorum.hoşça kalın.Yüreğiniz insan sevgisinden eksik kalmasın


   Gönderen

   zeynep arslan
   izmir

  04.09.2007

     yüreğim hüzünlü. canı acıtan ince bir sızı içinde kimi zamanlar. görünüşte dik, derinlerde şefkate muhtaç bir çocuk gibi...verimli bahçelere atmalıyız insanlığın tohumunu. güzel insanlar yeşersin anlayan, anlayışlı ve yaşasınlar dar bir alanda genişce.. ve biz hiç konuşmasakta anlatsın gözlerimiz ve biz konuşmasakta anlayalım gözlerimizdeki hüznü.. benim gözleri hüzün bakan abim.


   Gönderen

   urfalı aze
   ankara

  03.09.2007

     kendi özümüzden uzaklardada yaşasak kalbimiz oralarda..yılmaz abim urfamın fotolarına baktım da yine alıp götürdü beni oralara..herşey için o eşsiz şiirlerin için hep bizimle oldugun için çok tşk ler gerçekten iyiki varsın.tüm yoldaşlara slm olsun...


   Gönderen

   cihan çimen
   şanlıurfa

  02.09.2007

     Dertleriniz kum tanesi kadar küçük sevinÇleriniz NİSAN yağmuru kadar bol olsun.Yılmaz hocam, saygılarımla Urfalı cihan.sıra gecelerine bekleriz...


   Gönderen

   _HEWAL_
   

  02.09.2007

     MRB YILMAZ ABİ, SİZE SONSUZ SEVGİ VE SAYGILARIMI YOLLUYORUM. ŞİİRLERİNİZİN HEPSİ BİRBİRİNDEN DERİN ANLAMLARLA YÜKLÜ. İNSANI ALIP GÖTÜRÜYOR. İNSANIN İÇ DÜNYASINDA BİR GEZİNTİ GİBİ... NE MUTLU BİZE Kİ SİZ VE SİZİN GİBİ ŞAİRLERİMİZ, YAZARLARIMIZ VAR. DUYGULARIMIZA TERCÜMAN OLUYORSUNUZ,SİZİ ÇOK SEVİYORUM .KENDİNİZE ÇOK İYİ BAKIN...


   Gönderen

   Ali Can Yardım
   İstanbul

  31.08.2007

     Yüreğine, kalemine sağlık Yılmaz Ağabey. Söylenecek bir şey bırakmıyorsun insanda. İnsanlığına Sağol.


   Gönderen

   YİTİRİLEN SPARTECUS
   ığdır

  31.08.2007

     HİÇ Sen HİÇ Bir HİÇ e HİÇ için, HİÇ Diyebildin Mi? Sen,HİÇ Bir HİÇ i , HİÇ için HİÇ Sevebildin Mi? Bunca HİÇ in İçinde Bir HİÇ Varsa Eğer Sen,HİÇ, O HİÇ i Bulabildin Mi? merhaba yüreği sevgi, umut aşk dolu insan, başarılarının devamı dileğiyle....


   Gönderen

   ZEYNEP ARSLAN
   izmir

  30.08.2007

     su anda "bana bir gül ver" sarkısını dinliyorum. ortamım benim dışımda bir yer. ama ben yılmaz abi, seni dinleyerek içimdeki en güzel duyguyu yaşıyorum. mutluyum, mutluguma kaynaksın. canım abim iyiki varsın. daha yakında, bir adım ötemde. bilirsin bu zamanlar insansızlığın kol gezdiği bir zaman. kendine iyi bak bizim için:)

Toplam mesaj sayısı: 1242

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89]

     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007