Yılmaz Odabaşı Web Sitesi Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...

        Web sitemizin konuk defterinin mesaj gönder butonu kapatılmış olup, arşiv olarak açıktır.


   Gönderen

   hasan karadeniz
   istanbul

  06.07.2007

     Çökünce DİCLE kıyılarına akşamla birlikte; Yalnızlık,kalleş bir bıçak gibi saplanıyor sırtıma Artık beni beklemiyor OFİS Meydanında O güzel ! Neredesin ey güzel ? Bak ! çiçekler seriyorum OFİS yollarına Derleyip en güzel anılarımdan; (...) Hasan KARADENİZ(feylesof) www.suskunkalemler.com


   Gönderen

   Aza
   

  05.07.2007

     Insan bazen anlamsiz kıldığı anları, yasam kesitlerini, hatta insanları cok sonradan düşünüp degerlendirdiginde, onlara yüklü bir anlam katıp hatta bir de isim verir....Siz kitaplarinizda ve siirlerinizde hayatın içindeki en ufak tozuna dahi derin bir anlam katıp, eskimis, uykuya dalmis beyin ve yüreklere "uyan" dedirtiyorsunuz....sizin gibi yürekler eksik olmasin anlamsiz yasamlarin ütopyasinda...varol yilmaz odabasi...


   Gönderen

   aylin
   diyarbakır

  05.07.2007

     sevgili yılmaz abim, ne kadar mutlu oldum siteyi görünce anlatamam!sizinle bu şekilde de olsa iletişim kurabilmek çok güzel...ben sizininle sevdim şiiri, kendi memleketimi, insanlarımı ,onların yaralarını böyle doğru ve açık ifade eden çok az insan var kaleminize ve yüreğinize sağlık diyorum,dostçakalın. diyarbekirden sevgiler..


   Gönderen

   ahmet güvercin
   istanbul

  05.07.2007

     merhaba usta, okurken yazılarını acemiligimde kalıyorum her bir satırın boğuyor içideki tüm aykırılıkları sana yol alıyorum gün batımı olmayan sahibsiz kentlerden geçerek.... yılmaz abi, bu yazının anayurdunda buluşmak vearkadaşlarımızla tanışmanız için sitemize bir göz atmanız bizim için onur: http://suskunkalemler.com/ saygılar... behremm21@hotmail.com suskun kalemlerin yazarları 28 temmuzda istanbulda buluşuyor ve degişik illerden gelen bu gönül dostları degerli ustamızın 28 temmuz tarihindeki zaman diliminde müsait bir anını rehin almak istiyor; yürek işçiligi adına .... tşk. ahmet güvercin


   Gönderen

   bülent ışıkçı
   izmir

  05.07.2007

     (her ne kadar şahsen tanışmamış olmamıza rağmen size "gönül dostum" diyeceğim) Sevgili Gönül Dostum,Sizden ve şiir kitaplarınızdan haberdar olmamla birlikte yaşam öykünüzü çok fazla bilmiyordum... Kendinize ait bir site açmakla sizi daha iyi tanıma fırsatı bulmuş oldum.Teşekkür ediyorum.Bir Türkiye insanı olarak ben; acıların, ezilmişliklerin, mahkumiyetlerin yani hayatın yoğurduğu Yılmaz Odabaşı'yla ve edebiyat dünyasına yaptığı dikkate değer katkılarıyla gurur duyduğumu belirtmek istiyorum.Başarılarınızın devamını canı gönülden temenni ediyorum.Bir emekçi olarak emekçiler için yazdığım bir şiiri siteyle paylaşırken, saygı ve sevgilerimi gönderiyorum. SOĞUK BACALAR tuğla bacasından küllere yapışan sevdaları karışır havaya yitirilmiş yarınların. siyah menevişler; mutsuz gözlerde. artık hazırdır geceye bakışlar git gide koyulaşan alaca karanlığın kızılında. bacanın soğuyan taşlarından gelen ılık bir hasret sanki, matem sessizliğine bürünmüş tel çitle çevrili fabrikada. bedenler birer siluet olmuştur çoktan servis otobüsleri uğurlar teker teker o yorgun bedenleri bacası soğuk evlere içinde üşümüş nefesler ağlama sesi ile irkilir kafasında neler vardı o an...kim bilebilir? kapı eşiğindeki Ahmet ustanın. Bülent Işıkçı


   Gönderen

   yağmur yüreklim
   adana ceyhan

  05.07.2007

     bazen boğuluyorum çukurovamda nesin, kimsin diye soruyorum kendime;ansızın canım yanıyor, o zaman anlıyorum, ruhunu okşa diyorum kendime mutluluk ver biraz yüreğine.sözlerini, şiirlerini gizli dünyamı alıyorum elime.senin şiirlerin benim yüreğim yılmaz abi, seni çok seviyorum.ben olduğuma inandığım tek yer şiirler.insanlığımı anladığım...


   Gönderen

   seçkin
   İZMİR

  04.07.2007

     SENELER GEÇTİ;İŞÇİ OLMAKTAN ,TÜRKİYELİ OLMAKTAN HERHALDE, O KADAR ŞİİR KİTABIN VAR ODAMDA, AMA VAKİT OLMADI Kİ SENİNLE ŞİİRLERİNİ BİR ARADA GÖREYİM, KONUŞAYIM... YÜREĞİ DAĞLAR KADAR BABACAN, GÖZLERİ GÜNEŞ KADAR SICAK, BİR DOSTUN,BİR YILMAZ ODABAŞI'NIN SİTESİNDE ONUNLA OLMAK ONUR VERİCİ... SENİN ŞİİRLERİN,TAVRIN,YÜRÜDÜĞÜN YOL BİZLERE ONUR VERİYOR,HEP SİZLERLEYİZ,TREN GEÇMESE DE EVİMİZİN ÖNÜNDEN ,DURAĞI OLMASA DA YOLUMUZUN : BİZ BİR YERLERDE HEP SİZİNLEYİZ, HEP YOLUMUZDAYIZ,HEP EMEKTEN ,KARDEŞLİKTEN YANAYIZ...GÜZEL BİR DÜNYA İÇİN EMEK VEREN VE EMEĞİN KIYMETİNİ ANLAYAN HER CANA TEŞEKKÜRLERİMİ SAYGILARIMI SUNUYORUM.DOSTCA KALIN ...


   Gönderen

   mehmet
   MUĞLA

  04.07.2007

     SARAYA PAŞA GELMİŞ: Bugün gazetelerden okudum,Saray cezaevinde Erdil paşaya kebab ve meyvesuyu servisi yapılmış. "Saraya Paşa gelmiş/halka temaşa gelmiş."Sayın Paşam,yediğin içtiğin senin olsun.Kebablar kuzular helal hoş olsun.Götürdüğün trilyonlar, Etilerdeki lux daireler ananın ak sütü olsun.Gözü olanın gözü çıksın. Yargılanman, hapse düşmen tamamen acemiliğinden diye düşünüyorum..Yalnız Allah aşkına, yattığın ranza aşkına koğuşunda yatak, yastık, sandalye,masa, demir parmaklık, volta ,havalandırma; yani cezaevi ile ilgili ne varsa, orada hiç bir şey sıradan değildir.Yılmaz Odabaşı'nın ranzasına, Ragıp Duran ın yatağına, Münir Ceylanın yastığına ve nice aydının volta attığı o koridora iyi bak..Onların hatıraları seninledir.Sana yazı olur,kalem olur, kitap olur,şiir olur be şiir,onur olur,namus olur,sevgi olur be sevgi bulaşır tüm bedenine.Aman ha koru kendini,iflah olunmaz bir hastalık bu.Eminim paşam her turlü korunma ve tedbirleri almışsındır... NOT.Yılmaz Abi,benim daha önce yattığım Metrise susurlukçular ve çeteciler gönderilmişti.Ben farklı duygular yaşamıştım.Sen gazete haberlerini okurken ne hissettin?Bizimle paylaşmanı isterdim.


   Gönderen

   hasreti_buzmavi
   muğla

  04.07.2007

     yaşamımı ve yaşadıklarımı anlamlı kıldığı için sonsuz teşekkürler yılmaz odabaşı' ya... hayatın, tenindeki kirden arınabilmesi için daha çok yazmak gerek... ve "daha çok tüfek" daha çok yürek!...


   Gönderen

   ümit yaşar ışıkhan
   muğla

  04.07.2007

     Sevgili yılmaz, bir ömür çalışmalarını bir bütünlük içinde sunduğun ve paylaştığın siten için kutluyorum...Detaylı yeni izleyebildim...Yüreğimizin asi şiiri olarak hep gözlerimizde ve yüreğimizdesin...


   Gönderen

   özgü yıldız
   istanbul

  04.07.2007

     merhaba! ben sizi, ilk olarak evimizin kitaplığındaki o yasaklı kitaplar arasında gördüm. çocuktum ama babam sizin şiir kitaplarınızı alırdı bana. büyüdüm denemez daha 18 yaşındayım ama artık o yasaklı kitaplarda ne çok gerçek,ne çok halkımız,ne çok acımız,sevincimiz var biliyorum. bundan yaklaşık 5 yıl önce şiir yazmaya başladım. ilk şiirlerim komik gerçekten ama böyle başlamak gerekiyor sanırım. 70 e yakın şiirim var ve eğer bana zaman ayırabilirseniz şiirlerim hakkındaki görüşlerinizi öğrenmek isterim. mail adresim yazıyor yukarıda, eğer fikirlerinizi benimle paylaşmak isterseniz çok memnun olurum. mail adresime cevap yazarsanız size ordan şiirlerimi yollayabilirim. eğer zamanınız varsa.teşekkür ederim,sevgilerimle. özgü...


   Gönderen

   hayriye uzgur
   adana ceyhan

  04.07.2007

     ne gündüzlerime ne de gecelerime yağdıramadım beyaz karları .senin sözlerinde hissettim.alnımı çatlatırcasına sıcaklarda güneşin kucağında büyüdük biz.tadılmamış duyguları tattırdığın için teşekkürler.


   Gönderen

   hasanhusen
   

  04.07.2007

     Madımak Şu senin heveslerin var ya, Baştan başa yırtıyor insanı, Minderler döşedik konuşmak, Ve telefon sesiyle öpüşmek için. Sense gidip borca kibrit alıyorsun. Ve sazı/ sözü tutuşturmaya amadesin. Şu senin kiralık sözlerin var ya, Erken budanmış yedi veren karası Kavimlerin kan gölünde kan davası. Bir de adı kötüye çıkmış / kadı belası. Yobazın ağzında tüm diller oruspu havası. Bir buzlu su içsem Yaralarım yukarı akar, Munzurun muradına nişanlanır. İngiliz yağlı ipi hala ayakta durur. Babamın masal niyetine anlattığı kırımlar, Ortalık yerde hiç hakime takılmadan dolanır. Zıbar git yoluna/ tarikatına Dişlerim dökülüyor birazdan sana bulaşır. Ve dört çarpı bin yıllık zulmün kendisidir yanan Ve Pir Sultan yürür Sivas'a/ Yangınlar Başkentine Sürdüm yarım tarifel AXIMI: işte Madımak/ kırmızı. 1993 /SiVaS/ Baştan Başa Kızıl Baş/// Hasan HÜSEN


   Gönderen

   MELTEM TURAN
   gaziantep

  04.07.2007

     merhaba kanatlarında sevgimi taşıyan kuştan yüreğinize sıcacık merhabalar...madımak katliamını hüzünle andığımız bu günlerde ORHAN DOĞAN abimizin aramızdan ayrılışı bizi daha da üzdü...aydınlarımıza değerlerimize sahip çıkalım.yılmaz abi ben diyarbakırlıyım.mustafa kemal ünv.okuyorum.sizi üniversitemizde ağırlamak bizleri onure edecektir...biliyorum kanatlarında umutlarımızı taşıyan göçmen kuşları yüreklerimizi mesken tutacak...

Toplam mesaj sayısı: 1242

Sayfa: [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89]

     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007