YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...
    MARTILARLA RANDEVU
Eklenme tarihi 04.10.2010     Okunma sayısı: 14241    

 

   MARTILARLA RANDEVU

                 

                      (Cezaevi şiir günlükleri)

 “bilmiyorum yasalar doğru, yerinde midir,

  tümü yanlış mıdır yoksa;

  bütün bildiğimiz bizi tuttukları zındanın,

  duvarı sağlamdır oysa;

  her günü yıl gibidir önünde yolumuzun,

  öylesine bir yıl ki, günleri yıldan uzun…”

                  -O. Wilde- 

Kiralık keder

I

tek kişilik hücrede ben sesimi unuttum

kendime de el gibi;

ardımda kırlangıçlar...

Dicle kadar kurudum,

ne sustum ne konuştum;

çöplükte bir gül gibi...

böyledir savruluşlar...

  

ben yaktım yangınımı.

ben inledim, ben izledim;

ölüm, seni gözledim...

 

şimdi kim anlar beni.

soğuk hayat, soğuk duvar;

sıcak birşey özledim... 

II

bir izmarit gibi unutulsam

da düştüğüm yerde

 

öperim bulutumu, ölürüm ölümümü

ölürüm ölümümü

ey hayat, yine de yenerim zulümünü! 

III

sen kederle mazlum, aşkla yamansın

yürürüm uçurumlara beni anlarsın

bir rüzgâr silip geçse de çizdiğim mavileri

yıllar unuttursa da eski güzellikleri

boğamaz ayrılıklar en büyük sevgileri

 

daha her gece öksüz bir çocuk gibi iniyor

dışarıdan mektuplar, sesler geliyor

şu mahzun avlularda günler ölüyor

kalbimacıyorkalbimacıyorkalbimacıyor…  

IV

ömrümde nice sızı var

kışların önü, sonu var

kalbim bu kuşatmalarda dar

dağlarda ölmek isterim

 

ben ateşten, hınçtan doğdum

üç beş kuruşa kul oldum

yetmedi de mahpus oldum

dağlarda ölmek isterim

 

kaç mevsim ağladım kaldım

tutuşan özlemle yandım

kentler zalimdi dayandım

dağlarda ölmek isterim

V

ak bulutlar katar katar

dedim, buralarda ne aranır?

dışarıda bir dünya aydınlanırken

içeride bir yılmaz kararır…

VI

uzaklarda kara gözden bir selam vardı

saramadım, soramadım ömrüm zarardı

artık bu ayrılıklardan kalbim usandı 

bir gökyüzü, bir duvar, bir resmin kaldı

 

/oysa dünya ne geniş, koğuşum dardı

bıraksalar martılarla randevum vardı.../

 

çömeldiğim avlularda düşler sarardı

o muhteşem dostluklardan şimdi kim kaldı

hançerlendim akşamların alacasında

ne yaşadım ne öldüm ömrüm talandı...

 

/oysa dünya ne geniş, koğuşum dardı

bıraksalar martılarla randevum vardı.../  

VII

ben içeride, sen uzak yollardasın

yollarda çamlarla, çınarlarlasın

yollarda uğuldayan rüzgârlardasın

 

gardiyanlar koğuşta sayım yaparken

efkârımla birlikte sayılmaktasın

ömrümde bir hazan yaprak dökerken

özlemin o esrik tadındasın.

ben çürüsem, ben ölsem

de bu taş odalarda

bilirim önce sen, asıl sen yanımdasın…

VIII

bozkırlarda doğumum,

voltalarda ölümüm üryan!

artık atlar koşuştursun yerime poyrazı bozkırlardan.

 

saçların geçiyor benimle voltalardan

saçlarınla geçiyorum ve seninle acılardan

bir ilmek atıp zamana sevdam

geçirsin kavlince hasreti bulutlardan...

IX

yürünecek çok yol vardı

burnumun dikine kandım

 

isimler öyle çoktu

senin adını andım

 

yıllar geçti, kurtuldular

bir ben içeride kaldım…

 X

 

kapanınca kapılar

ıssızlığa kimse kalmaz

içeride yağmur yağmaz,

toprak kokmaz duvarlar

 

kapanınca kapılar

kasvetlidir geceler,gardiyanlar

 

kapanınca kapılar

“hey!” derim, heeey!

ben ne kederlerden geçtim

 

hageçtimhageçtimhageçtim

 

eksilmedi yüreğimden kibritim… 

XI

geliyorum köpekler gibi acı çekerek

geliyorum, hasretinin gözlerinden öperek...

                                              

                         Yılmaz ODABAŞI

(Mart 1999 - Haziran 2000, Bursa E Tipi ve Tekirdağ Saray Kapalı Cezaevleri)

                

   




Geri
 
     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007