YILMAZ ODABAŞI WEB SİTESİ Untitled 1
 
Yılmaz Odabaşı nın 1980-2014 yılları arasında yazdığı 11 şiir kitabının bir araya getirildiği toplu şiirleri HER ÖMÜR KENDİ GENÇLİĞİNDEN VURULUR, yeni baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! ŞARKISI BEYAZ, (Roman)-5. baskısı Öteki Yayınevi nden çıktı! FERİDE (şiir) 15. baskısı Öteki Yayınevinden çıktı! Kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde...
    MÜNZEVİ
Eklenme tarihi 05.10.2009     Okunma sayısı: 18203    

 

        MÜNZEVİ

           “Tutkular mı?Gönlün o tatlı ağrısı da

             mantığın sözü önünde süzülüp gidecektir.

             ve yaşam, çevrene soğuk bir dikkatle baktığında,

             boş ve aptalca bir şakadan başka nedir?”

                                      -Lermantov-

Bir münzeviydim…

Virajlı harfler gibi yaşadım;

s’de kaldım, kahrın alfabe(s)inde.

 

Ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım.

Bir yanardağ gibi içimden dünyanın

yüzüne karşı…

Aşkların, inançların yüzüne karşı

ihanetle öpüştüm, yazgıma küstüm.

Öpüştüm ölümlerle, vuruldum düştüm! 

 

Yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda.

İçimde yarım kalmış bir orman.

İçimde yanmış kalmış bir orman...

 

Yağmurlar vardı, hepsini yağdım.

Ne beklenen gelendi, ne gelen beklenendi…

 

Devrildim sabrın tehditkar kabzasıyla.

Uygarlık yarım kaldı, dedim ey Zerdûşt

ve yarım barbarlık da!

 

İkisi de caymadı,

gökyüzü soldu,

avuçlarımda gencecik bulutlar öldü… 

Ardımdan sürüyerek getirdim kendi ölümü;

alın dijital dünyanıza kadavra yaparsınız! 

 

Yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda.

İçimde yarım kalmış bir orman.

içimde yanmış kalmış bir orman...

 

Kan bile terk ederken damarını,

zamanlar an’larını, her aşk kendi masalını...

 

Dedim, yapraklar mı terk eder ağaçlarını,

yoksa ağaçlar mı yapraklarını?

 

Dedim, kimse konuşmayacak mı susuşlarını?

Kimse...Kimse toplamayacak mı çığlıklarını? 

 

Ve neden birbirinin gözüne yaslamış herkes

kanlı ve mahcup bayraklarını?

   

Yanıt yoktu...

çünkü soru yoktu, soru yoktu, soru yok!

 

Dedim ey nüshasız aslım,

bu acıların hesabını veren yok;

onları güneşe ser, güneşe!

Acı bu, herkes onu her yerde,

O da güneşte çeker… 

 

Sonra katlar dolabına koyarsın,

arada bir çıkarıp ütülersin, anarsın…

Bu acılar başka ne işe yarar?

 

/Devrilse de üstünüze şehir yarar

insana…

Acıtsa da kalbinizi şiir yanar 

insana.../

 

Yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda… 

İçimde yarım kalmış bir orman.

İçimde yanmış kalmış bir orman...  

 

Bir münzeviydim.

Virajlı harfler gibi yaşadım;

s’de kaldım; kahrın alfabe(s)inde…

 

ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım. 

Naçar bir gölgeydim şehrin uğultusunda

ve yalan bir müfreze hayatın ordusunda;

nere dönsem iğretiydi bir yanım…

 

Ateş yanım, duman yanım, kül yanım;

gelen yarım, giden yarım, ben yalım…

 

Yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda… 

İçimde yarım kalmış bir orman.

İçimde yanmış kalmış bir orman...

 

Ödeştim cehennemimle hiç dublör kullanmadan!

 

Boğuldu su, yenildi aşk, çürüdü devlet.

İçimde çok yanılmış bir orman.

İçimde çok yanılmış bir orman... 

                  Yılmaz ODABAŞI, 2002-İstanbul




Geri
 
     Yılmaz Odabaşı resmi web sitesi ® 2007